Dr. Şaziye Kazezoğlu Çevik

Anasayfa

                      “Covid-19” Salgını ve Vücudumuz

Dünyayı içine alan virüs tehdidiyle karşı karşıyayız. Pandemi terimini pek çoğumuz sadece filmlerde görmüş ya da tarih kaynaklarından okumuş, Korona virüsü ise sadece veterinerlikten aşina olduğumuz bir kelime. Oysa şu günlerde virüsün “Covid-19” alt tipinin yol açtığı pandemi gerçekliğinin tam ortasındayız. Peki bu gündem zihnimizi ve bedenimizi nasıl etkiliyor?

Her türlü hastalık ya da yaşamı tehdit eden herhangi bir durum, bedende biz fark etsek de etmesek de ufak ya da büyük oranda stres tepkisine yol açar. Bu iyileşmenin de bir parçasıdır. Fakat pandemi durumu sadece bedeni değil, tüm yaşam alışkanlıklarımızı da etkisi altına aldığı için stres yoğunluğumuz çok daha fazla. Daha önce olmazsa olmazlarımız bir anda hayatımızdan çıktığı gibi; hiç tecrübe etmediğimiz günlük pratikler de yaşamımıza dahil oluyor. Yaşamımızı tıka basa dolduran iş, okul, kurslar, aktiviteler gibi uğraşlarımız ise mecburen kesildi. Dışarıdan temin etmeye alıştığımız pek çok unsuru kendi kendimize ya da sanal kaynaklardan edinmek durumundayız.

Stres tepkisi, fizyolojik ve psikolojik olarak canlıyı tehditle mücadeleye hazırlar; korunma ve başa çıkma becerilerini güçlendirir. Kan akımı hızlanır, kan şekeri yükselir bunun gibi pek çok değişim soruna odaklanmayı, çözüm oluşturmayı teşvik eder. Stres tepkisinin yoğunluğunu belirleyen bedenimiz, mizacımız, kişisel geçmişimizdeki hastalık deneyimlerimiz gibi bireysel etkenler kadar tehdidin boyutları, koruyucu sistemlerin yeterliliği, tehdit konusunda risk faktörlerini taşıyıp taşımadığımız, önlem tedbirlerine sahip olup olmadığımız gibi çevresel koşullara bağlı nedenlerdir.

Stres tepkisinin çok şiddetli olduğu ve uzun sürdüğü durumlarda ise tepki aynı faydayı sağlamaz. Bu kez stres hormonlarının verimi düşüren, bedeni hırpalayan etkileri başlar. Stres sonrası vücut salgılarından sadece böbreküstü bezi hormonları bile genel vücut sağlığı, bağışıklık sistemi ve ruh sağlığına olumsuz etki edebilmektedir. Yani stresin fazlası bizi hastalıklara daha açık duruma getirir. Bu bilgilendirme metninin amacı tam da bu noktada stresin sadece psikolojik değil fizyolojik sonuçları konusuna dikkat çekmektir.  

Risk faktörünün neresinde olursak olalım ister sağlık çalışanı olarak kurumlarda, ister hastalık seyri açısından en riskli grupta, ister evinde bu sürecin en az hasarla atlatılmasını dileyen kesimde; bedenimizle, yaşamla ve zihnimizle kuracağımız iş birliği ile stres tepkimizi yumuşatabiliriz ve bu sayede bağışıklık sistemimizi olası hastalanma durumuna olabildiğince hazır tutabiliriz...

Bedenle iş birliği adına;

📌UYUYUN: Biyolojik ritmi koruyarak, akıllı telefon, televizyon gibi aşırı uyarıcı etkisi olan araçlara teması azaltarak; gerekirse bir hekimin önereceği yatıştırıcı, uyku düzenleyici, kaygı giderici ilaç desteğiyle düzenli uyuyun. (Uyku, bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli unsurlardan biridir.)

📌HAREKET EDİN: Spor salonları kapalı ama ev çevresinde ritmik, tempolu yürümekle ya da ev egzersizleriyle bedenimizin kendi yatıştırıcı salgılarını üretmesine destek olun. 

📌BESLENMEYE DİKKAT EDİN: Özellikle uyarıcı etkileri olduğu bilinen çay, kahve, kola, yeşil çay, çikolata gibi ürünlerin yoğun tüketiminden kaçının. Bağışıklık sistemini destekleyen besinlere yer verin.   

Yaşamla iş birliği açısından;

📌 DÜZENLİ ALIŞKANLIKLARINIZI SÜRDÜRÜN: Asgari düzeyde bile olsa rutinlerinizi korumaya çalışın. Güne başlarken üstümüzü değiştirmek bile bir alışkanlıktır. Yemek saatleri, varsa kitap okuma saatleri, kişisel ve çevresel bakımı yerine getirme, varsa hobilere vakit ayırma başka gündelik alışkanlık örneklerimizdendir. Hayattan kopmak, vücudun düzenini kaybetmesine ve strese zemin hazırlar.

📌İNKÂR ETMEK YERİNE ÜSTLENİN: Salgınla ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin. Evde kalmak, hijyen kurallarına dikkat etmek, sadece kendiniz ve başkaları için zorunluluk değil sorumluluktur aynı zamanda.   

Zihinle iş birliği için;

📌İŞLEVSEL OLMAYAN BİLGİDEN KORUNUN: Kaynağı güvenilir değilse, sadece korku yaratıyor ve çözüme katkı sağlamıyorsa, tahminse, yorumsa bilgiden uzak durun. Günlük hayatınızda nelere dikkat edeceğinizi güvenilir kaynaklardan öğrenmek işe yarar bilgidir. Sağlık çalışanlarıysa kendi pratiklerinde gerekli ve uygulanabilir olan bilginin peşinde kalmalıdır.

📌VÜCUT SİNYALLERİNİ SAKİN VE ÇARPITMADAN YORUMLAMAYA ÇALIŞIN: Her boğaz ağrısı ve ateşi Korona Virüsü ile ilişkilendirmeyin. Kendinizde hasta teması, seyahat geçmişi, başka belirtilerin eşlik edip etmediğini sorgulamayı unutmayın. Belirtilerin zaman içindeki seyrine göre gerekirse en yakın sağlık merkezine başvurun.

Bu yazının amacı güncel Covid-19 salgınına karşı beden ve zihin sağlığımızı bozabilecek düzeydeki stres tepkisine karşı koruyucu önlemleri hatırlatmaktır.

Sağlıklı, sakin günlere…

Psikiyatri Uzmanı Dr. Şaziye KAZEZOĞLU


İŞTE BURADAYIZ...

Dr. Şaziye Kazezoğlu Çevik


Mustafa Kemal Mahallesi

2120. Cadde No:6/6

Papatya Apartmanı

Çankaya/Ankara

(Ziraat Bankası Üstü)


Tel: 505 866 32 95

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret34018
Hava Durumu
Saat